TheIstanbuler

Barcelona

Bazı şehirler var hayatta mutlaka bir kere görülmeli; bazı şehirler var, turist olarak tadını çıkarmak istiyorsanız ya ikinci kere gitmek ya da ilk gidişte “X şehrinde görülmesi/yapılması gereken 10 aktivite” gibi listeleri tamamlamaya çalışmayı bırakmak gerekiyor. Barcelona’ya bu sefer gidişimde ikinci grupta yer aldığını anladım. Bu nedenle bu yazı da daha önceki New York yazısı gibi turistik olmaktan çok birkaç yeme içme mekanını içerecek sadece.

IMG_5226.JPG

Son birkaç senedir yıllık toplantısını Barcelona’da gerçekleştiren grubun yanında tatil yancısı olduğum için uçaktan inince her zamanki yemek ritueli için ekiple beraber Port Olimpic bölgesindeki El Chipiron- Moncho’s’a gittik.

IMG_5237.JPG

Ocak ayının ortasında iddialı bir şekilde denize giren birkaç kişi ve yaz sezonunu aratmayacak şekilde plajın kalabalık olmasını sağlayan voleybolculara karşı sangria’larımızı yudumlarken; Barcelona’ya ayak basmamızın hakkını verecek şekilde tapaslarımıza yumulduk. Patatas bravas, midye, kalamar, balık ve tabi ki son olarak deniz mahsüllü paella’yı da midelere indirdikten sonra “yalnız iyi yedik Gençler” naraları ile şehir merkezine geri döndük.

IMG_5063.JPG

Ertesi akşam rotamızı Ciutat Comdal’a çevirdik. Bazı yerlerde Ciudad Condal diye de geçiyor, şaşırmayın; bir tanesi Katalancası.

IMG_5076.JPG

Kapısında kuyrukların uzadığı mekanda hiç masa için sıra beklemeye gerek yok. Bara hızla yerleşmeye bakın. Hem aldığınız servisin hızı artıyor hem de barda otururken önünüzde dizilmiş tapaslar gözünüzü doyuruyor. Ekibin bir gün önceden aranmaya başladığı küçük yeşil biber ve yine küçük balık kızartmalarına nihayet kavuşuyoruz.

IMG_0967.PNG

Başka bir akşam başka şubesi olan Cerveseria Catalana’da da benzer bir menüyle ve benzer tatlarla doyduk. Yıllarca tapas sandığımız küçük ekmekler üzerinde gelen kanepelere meğersem montaditos deniyormuş. Zaten mutlaka domates ve zeytinyağ soslu kızarmış ekmekten sipariş etmek gerekiyor; üzerine füme et, peynir vs koyup kendi montaditosunuzu kendiniz yapıyorsunuz.

IMG_5117.JPG

Eğer yoğun kızartmalara kısa bir süre ara vermeniz gerekirse adresiniz kesinlikle Sports Bar olmalı. En az Amalfi kıyılarında yediğim kadar lezzetli, odun kokusunun hamuruna sindiği Napoli pizzaları menünün denenmezse olmazlarındadı.

IMG_5232.JPG

IMG_5336.JPG

Tabi sadece yiyip içmedik Barcelona’da. Geçen sefer çıkma fırsatı bulamadığım Casa Mila binasını gezme ve Kabasakal görmediği için Parc Guell’e gidip “Sana dün bir tepeden baktım Aziz Barcelona” ritüeli de yapmadık değil… Yani hem midemiz şenlendi hem de fırsat buldukça görsel şölene doyduk. Pazartesi günleri kapalı olan Picasso Müzesi’nin kapısından dönmüş olabilirim ama bu, alışverişte yılbaşı sonrası indirimlerinden faydalanmadığım ya da Barselona Katedralinin bulunduğu meydanda kahvemi yudumlayıp gelen geçeni izlemediğim anlamına gelmiyor.

Yine de tatilin kazananı midelerimiz oldu bu sefer…

IMG_5231.JPG

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on February 2, 2015 by in Yurtdışı and tagged , , , , , , .

Enter your email address to follow this blog and receive notifications of new posts by email.

Twitter

Error: Twitter did not respond. Please wait a few minutes and refresh this page.

%d bloggers like this: