TheIstanbuler

(Ana) Capri (Gün 3)

Cahilliğime verin tatile çıkarken Anacapri diye bir yerden haberim bile yoktu. Son günümüzdü ve bardaktan boşanırcasına yağmur bastırmıştı. Capri adasına geçmeyi planladığımızdan adaya en kısa mesafede olan Sorrento’da iki gece konaklamaya karar vermiştik. Sabahında Sorrento’da kahvaltı ettiğimiz cafe’de tek düşündüğümüz o yağmurda Capri’ye gitmenin anlamlı olup olmayacağı idi. Otel rezervasyonumuzu iptal edip Napoli’ye mi gitsek, yakın çevrede daha önceden araştırıp bulduğumuz outlet’e gidip alışveriş mi yapsak diye fikir yürütürken yüreğim cız ediyordu.

Bu kadar dibine kadar gelip Capri’yi görememek büyük talihsizlikti. O kadar cız ediyordu ki outlet’e gidip Italyan designer’larının mağazalarından alışveriş yapma fikrini bile sorgular haldeydim. Kendimi nasıl kaptırmışım Capri için siz düşünün..Sonra evren bize yardım etti ve yarım saatte yağmur durdu. Sadece durmadı, ardından bulutlarını güneşin önünden çekti ve üzerimize bir daha gün doğdu. Çünkü evren de biliyordu ki öyle güzel enerjisi olan Capri’yi görmeden dönmemeliydik.

Capri

20 dakikalık bir feribotla, ki hemen hemen her saatte bir var, kişi başı gidiş dönüş 37 Euro’luk biletinizle adaya ulaşabiliyorsunuz. Amalfi Coast’un en pahalı bölgelerinden biri. Kalamıyorsanız da mutlaka günübirlik gitmenizi tavsiye ederiz. Hatta Sorrento’dan Capri’ye oradan da Napoli’ye dönerek araba yolunu da by-pass edebilirsiniz. Ya da tam tersi istikamet ile… Biz araba kiraladığımız için bu seçeneği değerlendiremedik.

Feribot adaya yaklaşırken gördüğünüz manzara Bozcaada’ya varmak üzere olan feribottaymışsınız hissini verse de yaklaştıkça sert yamaçlı bir kara parçası karşılıyor sizi. Feribota binmeden önce Giuseppe adındaki lokal tur rehberi aklımızı çelmiş ve 20 Euro karşılığında bizi gün boyu dolaştıracağını belirtmişti. Yüksek sezon olmaması sebebiyle feribotta az turist vardı ve herkes Giuseppe tarafından ikna edilmişti. Biz de mantıklı heralde deyip biraz da üşendiğimizden ekibin peşine takıldık.

Anacapri

Önce Anacapri’ye doğru dolmuşla yola çıktık. Bu sırada lokal tur rehberimiz adanın tarihinden doğasına, önünden geçtiğimiz otellerin gecelik ücretlerine kadar bir dolu bilgi verdi. Arada da fotoğraf çekme molaları vererek güzel manzaraları kaçırmamamıza olanak sağladı. Anacapri denilen bölgeye çıktığınız noktada sizi daha da zirveye taşıyacak ve eşsiz manzarayı ayaklarınızın altına sunacak parka çıkmak üzere tek kişilik telesiyejlere binmelisiniz. Yerden çok yükseğe çıkmasanızda sağ tarafınızda kalan anakarayı ve deniz seviyesinden ne kadar uzaklaştığınızı görmek insanın içini bir tuhaf yapmıyor değil. Bir de tatil boyunca sürekli şarap içtiğiniz için bu kıyıdaki yollar ve bu tip yükseltiler için midenizin sağlam olması lazım.

Anacapri (2)

Anacapri3

Tepedeki manzara eşsiz. Dinlenip hem manzaranın tadını çıkarabilmeniz için yukarıda ufak bir cafe mevcut. Fotoğraflarımızı çekip, biramızı içip başımızı döndürdükten sonra tekrar telesiyejle aşağıya iniyoruz. Dileyenler yürüyerek de inebilir ve adayı yakından inceleyebilir ancak biz zaman kısıtı nedeniyle bu sportif faaliyete katılamadık.

Anacapri4

Dönüşte lokal tur rehberimizin bizi yönlendirdiği İtalyan restaurantlarının birinde pizzaları gömdük yine mideye..O kadar rakım bizi acıktırmıştı. Küçük çarşıda şöyle ufak bir tur atıp tekrar dolmuşumuza döndük. Ve İstikamet Limoncello tadımı. Muhtemelen yine rehberimizin anlaşmalı olduğu turistik dükkana gittik. Hem kremalı hem de orjinal limoncello’larımızı tattıktan sonra dileyenler buradan hediyelik eşyalarını almış oldular. Ve oradan yürüyerek Capri’nin merkezine ulaştık.

Capri’nin ufak bir meydanı ve etrafını ahtapot kolları gibi saran lüks mağazalarla dolu sokakları var. Hemen aklınıza öyle Nişantaşı/Bağdat Caddesi gibi büyük alanlar gelmesin. Buralar 80’lerin Bodrum’u gibi. Herşey minyatür ama en lüks markalara bile rastlıyorsunuz..

Capri 2

Meydandan bir sokakla Park Augusta denilen bölgeye yürüyerek giderseniz burada denizden yükselen kireçtaşı kayalıklarına karşı fotoğraf çekebilirsiniz. Parka giriş kişi başı 1,5 Euro.

Faraglioni

Park Augusta

Dönüş feribot saatinize göre Capri meydanından limana finikülere binip (aynı bizim tünel gibi, ama yer üstünde olanı) inebilirsiniz.

Bütün bu planı başta bahsettiğim lokal tur rehberiniz olmadan da yapmak çok kolay, adada toplu taşıma adına dolmuşlar var, bizim bindiğimizden çok da farklı olmayan, üstelik baya da ucuza gelir.

İyi ki evren bize yardım etti de güneş bize yüzünü o sabah gösterdi, en “değer” tatil anlarının bazıları bizi Capri’de bekliyormuş çünkü…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on May 8, 2013 by in Seyahat/Gezi, Yurtdışı and tagged , , , , , , , .

Enter your email address to follow this blog and receive notifications of new posts by email.

%d bloggers like this: